Son gönderilenler

Sonunda sigortamız oldu... Memleketim prosedürleri sayesinde, okyanus için sigortalanmamış, kaçak köçek gidiyorduk. Şimdi rahat bir nefes aldık. Teşekkürler Başarı sigortaya. "cahil cesareti" isimli bir projeye sigorta sponsoru olmak da, takdire şayan.
14 Ocak 2015 , Çarşamba 14:57

1 Ocak günü, mahalledeki Arminda barının, sahibi şeker Arminda'nın gönlünden kopan öğle yemeği daveti, dostuklar ve burdaki son günlerimiz böyle geçiyor...Foto albümü yaptık, oradan bakın....   http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=88 www.cahilcesareti.org/galeri.php?gno=88
2 Ocak 2015 , Cuma 12:41

Avrupa'dan oldukça farklı değerleri olan Cabo Verde-Sal 'den ilk izlenimler. Tanıştığımız kafa dengi yelkenci yeni dostlarımız oldu. Moitessier'in dostu olan "efsane" Vincent Goudis ile tanıştık, ufkumuz açıldı. Denizde, farklı kültürlerde geçirdiği hayat onu tam bir Dünya vatandaşı yapmış. Kendisi kelimenin tam anlamıyla bir korsan hayatı sürüyor. O kadar dürüst ve hayat dolu bir insan, dürüstlüğün yeniden öğreniyoruz. Gittiği her yerde, oralılar tarafından "oralı" zannedilmesi de, bizi kendine daha da hayran bırakan özelliklerinden. Diğer tanıştığımız genç denizcilerle de, kafa dengi çıkınca, burası hemen mahallemiz oldu. Yerli halkla maalesef, gülümsemeler dışında dil sorunu yüzünden çok kaynaşamadık, ama oyunlar oynadık, beraber dans ettik. Evlerine misafir olduk. İlk dikkati çekenlerden biri 13-14 yaşında kızların ellerindeki bebekler. Çiftleşmek, buranın en revaşta eylemi... Hayat'ın ucuz olduğu burada, maalesef ciddi bir yiyecek sıkıntısı var, bulabildiğiniz sebze, meyve ve peynir de oldukça pahalı, üstelik çürük...Temel besin balık ve pahalı olan bakliyat. İşte ilk fotolar da burada: http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=87
23 Aralık 2014 , Salı 14:17

700 millik yolu, 860 mil yolyaparak, 7 günde Cabo Verde adalarına vardık...Yaklaşık iki haftadır, yeni huzurlu demir yerinde, temel ihtiyaçlarımızı karşılamaktan başka, kafa dengi denizcilerle kaynaşıyoruz. Avrupa'dan sonra , kendimizi daha az kurallı ve daha özgür hissettiğimiz bu yeni ülkede, keyfimiz yerinde.Sebze, meyve bulmak oldukça zor, duyduğumuza göre buraya haftada bir gelen gemiden başka yiyecek ulaşmıyor. Gemi ağzına kadar dolu olmasına rağmen, kuzeydeki büyük turistik alana, lüks resortlardan arta kalanlar, yerlilere ulaşıyor. Soğanın kilosu 2 avro, üstelik bayata oldukça yakın sebzelerle, mutfağımızın düzeni epey değişecek gibi. Belli ki burdaki halk sadece balık yiyebiliyor, demek ki biz de balık yiyeceğiz. Düzenli olarak ekmek ve yoğurt yaptığımız günlerimiz, tekne ziyaretleri, ucuz rom içmeleri, tavla ve film izleyerek geçiyor, şimdilik.
16 Aralık 2014 , Salı 15:39

Motor Boat & Yatching dergisinde, bir yılı aşkındır her ay maceramızı  paylaşıyoruz! http://www.motorboatdergi.com/haber_detay.aspx?NewsId=135 Tabi yazılarımıza ulaşmak için derginin kendisine ulaşmanız gerekiyor.
14 Aralık 2014 , Pazar 12:46

İlk uzun geçişimiz olan Kanaryalar- Cabo Verde seyrini gerçekleştirdik. 700 millik yolu 7 günde 850 mil yol yaparak tamamladık. Konforlu geçirdiğimiz seyirde macera peşimizi bırakmadı...   Capo verdelere vardık. Yola damgasını vuran işte bu dorado oldu. İlk 2 gün klasik deniz tutması keyifsizligiyle geçti. Sonra iyice alıştık. 2.gün tuttuğumuz doradomuzu yemeğe devam ettik. Yolun 4. Günü ben (uğur) ziyan olmasın diye kalan tüm doradoyu tavada pişirdim. 2.5 kilo balığın yaklaşık 1.5 kilosunu ben 1 kilo kadarını da Gokhan Caglayan yedi. Balığın son lokması agzimdayken kalp atışlarımın hızlandığını farkettim. Bütün kanım yüzüme hücum etmiş gibi bir hissiyat. Dedim ki ben zehirlendim. Daha yemeği yeni bitirdiğimiz için gökhan ve maral 'yok canım' dediler. Mide bulantısı ile hemen gidip tüm balığı kustum. Zehirlenmelere iyi gelen karbon hapı aldım ama yetmiyecek gibiydi. Yola çıkmadan önce teknemize böcek ilaçlaması yapılmıştı. Aşırı dozda kullanilan ilaç nedeniyle ben alerjik reaksiyon göstermiştim ve bir süre antihistaminik ilaç kullanmak zorunda kalmıştım. Balıktan sonra hissettiğim bunun 100 katıydı diyebilirim. Hemen bir avil(antihistaminik) aldım. Maral acil durum alerji iğnelerimizi çıkardı. Maral Uydu telefonumuzdan ailemizin doktoru, yalıkavakta yola çıkmadan önce bize bir çanta hazırlayan ve bizi eğiten Ferhat Hasırcı yı aradı. Bu sırada ben istemsiz kasılmalara başlamıştım. Tansiyonum 9 a 4 nabzım 130 du. Maral telefonda şu anda mümkün değil karaya 4 gün daha yolumuz var diyordu. Hımm dedim. telefondan tavsiyelerle ayaklarımı yükseğe koyduk. Ben artık mor olmuştum. Kesin bir anaflaktik şok içindeydim. Çantamızın içindekileri çok iyi bilen Ferhat abi marala hemen DEKORT ampul yapmasını söyledi. Valla maral değme hemşireden daha iyiydi. Üzerine 1 tanede fexofen antihistaminik aldım. 10 dakika sonra titremelerim azaldı. Rengim düzelmeye başladı. Yarım saat sonra Geriye sadece halsizlik ve baş dönmesi kaldı. Yani çok soğuk kanlı ve güzel bir şekilde Güle oynaya atlattık durumu. Kıssadan hisse: Her şeyin azı karar fazlası zarar. Gökhan durumu sadece kusarak ve ishalle atlattı. Beleş diye çok balık yemeyin. Tüm cahilliğimize rağmen bu konuda hazırdık. Annemin bile aklına gelmeyecek bir olasılık için Ferhat abinin tavsiyeleriyle hem çantamızı yapmış hem de konuya kafa yormuştuk. Teorik hazırlık yapmıştık. Yıllardır hor gördüğümüz modern ilaçlar zaman zaman şart oluyormuş, öyle zencefil ve nane limonla olacak iş değildi. Dağ başında mangal yaparken olsa yanımızda ilk yardım cantasi olmayacaktı. Ambulans ta hak getire olurdu. Bahsettigim tüm olaylar yemek sonrası 10 dakikada gelişti. Gerekli hazırlık yapıldığı taktirde Tekneler balık yemek için en güvenli yerler. Daha öncede dorado yemiştim benim alerjim yok demeyin. Ferhat Hasırcı gibi hem denizci hem doktor bir abiniz -arkadaşınız olsun. Maral gibi bir sevdiceginiz olsun. (Valla hem kaptan hem doktor oldu.) Şimdilik bu kadar. Seyir güzel bluebelle harikaydı. Rüzgar dümeni olmasa olmazmış. Güneş panelleri güneye doğru giderken hep yelkenlerin gölgesinde kalıyor. Tam 7 günde vardık. Bu tecrübeyle biraz daha büyüdük. Daha da bize bişey komaz.
13 Aralık 2014 , Cumartesi 21:13

El Hierro adasına gitmeyi seçmemizin nedeni, pek uğrak bir ada olmaması. Gerçekten de az olan nüfus sayesinde oldukça hüzünlü bir havası olan, doğa olarak da çekiciliğini koruyan, eşsiz bir yer. Muhteşem fotoğrafları aşağıdaki linkte... http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=85
13 Aralık 2014 , Cumartesi 21:03

La Gomera, mağrada yaşayanlarıyla, dağdaki köyleriyle, demir yerleriyle ve Alman turistleriyle ünlü bir ada. Gerçekten rahat yaşamı, sevimliliği ile bizde ayrı bir yeri var.  Fotoğraflarına aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.   http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=84
13 Aralık 2014 , Cumartesi 20:58

İspanya'nın en yüksek dağının (El Teide) bulunduğu Tenerife adası, Kanaryalar'da bizi en büyüleyen ada oldu. Tenerife^de geçirdiğimiz zamanların özeti olabilecek albüm aşağıdaki linkte... http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=83 http://cahilcesareti.org/galeri.php?gno=83
13 Aralık 2014 , Cumartesi 20:54
Son Eklenen Fotoğraflar
Son Eklenen Videolar


Bizi Destekleyenler

MED MARİNE

LALIZAS

GLOBALSTAR

TURIMPEKS

JOTUN

ADMİRAL

UK SAILMAKERS

KAŞ MARİNA

ÇEKİM HALAT

KARABULUT

DENPAR