Fernando de Noronha Adası

Tarih :
2 Mart 2015 , Pazartesi 10:56
| Okunma :
2292



Uğur'la benim (Maral) ayrı ayrı anlatımımızla...

fotolar da aşağıdaki linkte.

www.cahilcesareti.org/galeri.php?gno=89

MARAL:

Brezilya Recife'ye 300 mil açıktaki, bu cennet ada, okyanus geçişi sonrası varılabilecek, en güzel yerlerden biri. Fakat maalesef iki kişi ve tekne için günlük 80 avro ödenerek kalınması, beklemediğimiz bir süpriz oldu. Üstelik adanın sadece 1/3 ü için geri kalanı için kişi başı bir 80er avro daha vermeniz gerekiyor.

Demir yerinde, hergün ziyaretimize gelen yaklaşık 50 yunusluk bir grup, yavaş yavaş yanımızda takılan carettalar, daha önce görmediğimiz cins kuşlar ve tabii ki bu adaya özgü eşsiz doku, bize cennet bahçesine geldiğimiz izlenimini verdi.

Adanın geliri, fiyatlardan da anlayacağınız üzere turizm üstüne kurulu. Varışımız kutlamak için gittiğimiz bir barda içkimize eşlik etmesi için sipariş ettiğimiz patates kızartmasının 10 avro olması, bizi şoka sokan fiyatlardan oldu.

Bu adada asgari ücret ana karadakinin iki katı yani 460 avro. Çünkü burada elektrik, su herşey pahalı, ayrıca, ada yerlisi diye birşey yok...Turist olmayanlar haftada 7 gün çalışıyorlar. Yıllık bir aylık izinlerini ikiye bölüp, geçindirmeye çalıştıkları, ana karada yaşayan ailelerin yanında geçiriyorlar. Haftada 7 gün çalıştıkları için bir 15 gün daha.... Aileleri ile yılda 45 gün görüşen bu lüks yerlerde çalışan işçiler için bu ada, bir nevi sürgün yeri.

Su denizden arıtılıyor, elektrik ise jeneratörlerle sağlanıyor. Bu iki yaşamsal kaynak ve enerji için gereken yakıt ise, ana karadan küçücük bir gemiyle taşınıyor. Çöpler ve atıklar da ana karaya gemiyle gönderiliyor. Sizin anlayacağınız, aslında bu adada yaşam masraflı oldukça.

Yola çıktığımızdan beri hiç scuba dalışı yapamadık. Üstelik önemli dalış noktalarında da bulunduk. O yüzden bu cennet, su altı zengin adada dalış yapabilirmiyiz diye araşytırdığımızda, kişi başı iki dalışın 150 avroya geldiğini öğrendik ve scuba dalış planımız suya düştü.

3gün kaldığımız bu adada, yunusların denizin keyfini de çıkartamadık. Vardığımız gün, motorun yağını değiştirmeye giriştik ve motoru çalıştırdık. Yok yanlış dedim çalıştıramadık. Cabo Verde'den beraber yola çıktığımız Beduin ve Abraxas tekneleri kaptanları Aleko ve Stepke de bizimle seferber oldu. Denenmedik yol, açılmadık vida bırakmadan 3 gün boyunca sabah 8 den akşam 11 e kadar aralıksız, açbilaç motoru çalıştırmaya uğraştık. OLMADI!

Bu arada bu iki deneyimli, bilge iki kaptan, baş ıstıralyanın yerine, eski baş ıstıralyamızı da takıp, yeni arma ayarını da yaptılar. Böylece motorsuz devam edeceğimiz yolculuğumuzda en azından yelkenle güvenle seyir yapmamız sağlanmış oldu. Tabi furling sistemini takamadığımzdan,(hep demirde idik) eski trinketimle yani iki trinket ve bir ana yelkenle yola koyulduk, Recife Brezilya'ya doğru.

Sonunda adada kalmaya devam edemeyeceğimizden ve orada hiç bir tamir imkanı da olmadığından yola çıkmaya karar verdik.

UĞUR:

Demir yerine vardığımızda Aleko ve Stephke oradaydılar. Dilek sayesinde tanıştığımız. Patagonya yolcusu iki tekne ve kaptanları.

Sabah kalktık. Giriş işlemlerini yaptık. Adanın ne kadar pahalı olduğunu öğrendik. Günlük kişi başı 30 euro alıyorlar. Tekne içinde(10mt lik) 20 euro. İlk gün beleş. 2 gün ödeyip bir kaç gün fazla kalmaya tolerans gösteriyorlar.

Adadaki ikinci gün stephke ve aleko nun yardımıyla eski baş ıstıralyayı taktık. Motoru çok kullandığımız için motor yağını değiştirmek istedim. Motoru yağı ısıtmak için bi çalıştıralım dedik. Çalışmadı. Hava yapmıştı.
Havasını almaya giriştim bi çalışır gibi oldu yine durdu. Derken bi ara garip sesler çıktı sanki marş motoru basamıyormuş gibi. Sonra düzeldi. Marş basıyor havayı alıyoruz enjektörlere mazot gelmiyor. Ben bütün yakıt sistemine daldım. Filtreler, mazot otomatiği hortumlar. Yok olmuyor. Aleko ve stephke geldi. Teknenin tamir konusundaki kutsal kitabına bakıldı. Yok. Olmuyor. Gece 11 oldu. Ben artık çalışmayı bırakıp kendimi kitaba verdim. Kitap diyorki mazot otomatigi bunu yapabilir. Elle basarsin olur, Marşa basarsin mazot gelmez. Mazot seviyesi motordan yüksekse çözülür.

Ertesi sabah kalktık. Maralla beraber yedek depodaki mazotu içerden doldurup doldurup ana depoya döküyoruz. 150 litreyi 1.5 saatte taşıdık. (İlk iş iki depo arasina pompa koymak olacak)
Deniyoruz yok. Tabiki Gülhan ı aradık. Bizim motor tamir sponsorumuz ve gizli kahramanımız. Dediki seviyeyi iyice yükseltin. Mazotu bidona koyduk direk bağladık sisteme. Pompaliyoruz falan filan yok olmuyor. En son enjektör pompasinin girişini bile söktük. Tabi zavallı aleko ve stephke de geldiler gidemediler. Neyse söktük ama takamadik. İçinde bi yay varmış vay anam. Mutfak dolabında yaşamaya başladık.
Saat yine gece 11 oldu. Aleko ve stephke ertesi gün gitmek istiyorlar. Sizde gelin recife nin kanalına girince biz sizi çekeriz diyorlar. Haritadan kanal girişinin sığlıklarına ve darlığına baktıkça bi daraldık. Ama Fernando de noronha da mahsur kalmak için hiç uygun bir yer değil.
Bluebelle bi savaş alanı ve yorgunluktan ölüyoruz?
Neyse tamam dedik hadi gidelim. Toplanmaya başladık.
Uyuduk uyandık içimde son bir umut. Parçayı takarsak çalışması lazım. Gülhan da öyle diyo. Oradaki pisligi temizledik en nihayetinde. Aleko mucize gibi bi aletle geldi. Pompaladıkça baskı uygulyo. 1 saatlik çalışmanın sonunda yerine taktık. Mutluluktan uçuyoruz. Denedik. Yok yine olmadı. Yapacak bişey kalmadı.

Demiri toplayıp recifenin kanal girişinin stresiyle yola çıktık.



Bizi Destekleyenler

İLETİŞİM GÜMRÜKLEME

MED MARİNE

LALIZAS

GLOBALSTAR

TURIMPEKS

JOTUN

ADMİRAL

UK SAILMAKERS

KAŞ MARİNA

ÇEKİM HALAT

KARABULUT

DENPAR

BAŞARI SİGORTA

YÜKSEK İŞLER